24 Mayıs 2012 Perşembe 15:11
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bir Karınca Öyküsü...
19 Şubat 2012 Pazar - 17:22:01
Bir Karınca Öyküsü...

Bir Karınca Öyküsü "Demir Karahan"
 
Bu Pazar Veliefendi’de birisine bir O.Henry öyküsü anlattım. Öykünün sonunda, baştan sona merakla beni dinleyen değerli büyüğümün gözlerinin yaşla dolduğunu görünce öyküyü sizlerle de paylaşmaya karar verdim..

Adamın biri işlediği suçtan dolayı uzun yıllar sürecek bir hücre hapsine mahkum olur ve cezasını çekmeye başlar. İlk günler, hele hele ilk geceler bir türlü geçmek bilmez. Tek başına günler boyu dörde dört bir hücrede yaşamak çekilir bir işkence değildir..

Bir sabah, tepedeki küçücük mazgal deliğinden sızan günün ilk ışığıyla uyanır.. Şöyle bir gerinip tam doğrulacakken kapının altından içeriye sızmaya çalışan irice bir karıncaya takılır gözü.. Bir süre seyreder küçük yaratığı.. Önce dışarıya geri atmayı düşünür ama sonra vazgeçer.

Bu tekdüze yaşamının içinde, mahkumumuzun yüreğine su serpmiştir adeta bu minik misafir.. Öykü bu ya, karınca adamın etrafında döner durur gün boyu.. Bir şeyler anlatmak ister gibidir.. Önceleri bir anlam veremez mahkum bu duruma. Ama gel zaman git zaman bu beklenmeyen misafirle dost olmaya karar verir ve yaşamı bu minnacık karıncayla paylaşmaya başlar.

Bir süre sonra aralarında garip ama bir o kadar da duygusal bir dostluk pekişir.. Adam karıncayı eğitmeye başlar.. Büyük bir sabırla ona bildiği herşeyi anlatamaya ve öğretmeye çalışır. Karınca da mahkumun bu emeğini boşa çıkarmaz ve herşeyi bilmeye, öğrenmeye çalışır..

Yıllar hızla akıp gider. Karınca artık mahkumun en yakın arkadaşıdır. Kendilerine özgü bir dille herşeyi konuşabiliyor, her konuda anlaşabiliyorlardır artık. Birlikte sevinip, birlikte üzülüyor, beraber yatıp, beraber kalkıyorlardır.

Nihayet tahliye günü gelip çatar.. Yıllardır hayal ettikleri özgürlük bir adım ötededir artık.. Bir kibrit kutusuna serdiği pamukların üstüne özenle yatırır karıncasını ve cebine yerleştirir adam.. Cezaevinin büyük cümle kapısından çıktıklarında güneşin ilk ışıkları dolar gözlerine..

Sevgili can yoldaşını yıllar öncesinden dostu olan bir meyhanecinin mekanına götürmek ister. Orada özgürlüğün ilk kutlamasını sevgili karıncasıyla birlikte yapmayı düşünmektedir..

Mekana ulaştıklarında gözlerine inanamaz kahramanımız.. Yıllar önce bıraktığı o salaş meyhanenin yerinde yeller esmektedir.. Şimdi burada son derece modern bir restoran vardır. Kapıdaki görevliye çekine çekine arkadaşının ismini söyler.. Buranın sahibi olduğunu, biraz sonra geleceğini öğrenir.. İçeri buyur ederler. Geçer, bir masaya oturur ve patronu beklemeye koyulur.

Cebinden dikkatlice kibrit kutusunu çıkarır ve karıncasını bembeyaz örtünün üstüne salar.. Sevinç ve mutluluk taklaları atmaya başlar küçük yaratık.. Nihayet sahibi ile birlikte özgürlüğün tadını çıkartacaklardır artık..

Birara irikıyım bir garson yaklaşır masaya ve “birşey alırmıydınız beklerken” diye sorar adama.. Sıcak bir çay ister bizimki.. Garson “başüstüne” deyip tam arkasını dönerken tekrar seslenir.. “Biraz yaklaşsana, birşey göstereceğim sana..”

“Bak şu karınca var ya….” demesiyle garsonun acımasız, iri başparmağının karıncayı ezip öldürmesi bir olur..!

“Özür dileriz beyefendi, hiç böcek, karınca falan olmazdı bizim burda..!”

Bilmem bir şeyin değerini anlayıp bilmek için ona emek vermek gerektiğini anlatmama gerek var mı.. Kimi zaman sizin çok değer verdiğiniz birşeyi kimilerinin çiğneyip geçtiğine tanık olmak ne kadar acıtır içinizi, değil mi..?

Bu haber toplam 22 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu habere henüz yorum eklenmemiş...
            Son Haberler    At Yarışı Bölümüne eklenen son 10 adet haber.
            Diğer Haberler    At Yarışı Bolümüne eklenen son 31 adet haber.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.83901.8479
Euro2.31122.3223
Hava Durumu
Istanbul