24 Mayıs 2012 Perşembe 17:14
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Mahmut Övür
Bu komutanları kim öldürdü?
04 Åžubat 2012 Cumartesi
Mahmut Övür   e-posta : mahmut.ovur@sabah.com.tr

Türkiye geçmişle hesaplaşmada çok önemli adımlar atıyor. 12 Eylül darbecileri, 90'lardaki faili meçhul cinayetler, 28 Şubat ve 27 Nisan e-muhtıra süreci artık yargı önüne çıkıyor. İtiraflar, açıklamalar birbirini izliyor.
 "12 Eylül darbecilerini yargılayamazsınız" deyip umutsuzluk yaratanlara raÄŸmen, gelinen bu nokta hiç de fena sayılmaz.
 90'lı yıllarda BaÅŸbakan Tansu Çiller'le iliÅŸkisini "Tak diye emrediyor, ÅŸak diye yapıyorum diye niteleyen Genelkurmay BaÅŸkanı Orgeneral DoÄŸan GüreÅŸ'in, kendi döneminde jandarma kuvvet komutanı olan EÅŸref Bitlis'in uçağının düşürülmesiyle ilgili verdiÄŸi bilgiler de çarpıcı."
 Kazada pilotaj hatasına rastlamadıklarını, üretici firmanın tehdidiyle de "uçak hatasını" araÅŸtırmadıklarını söylüyor.
 Daha ne gerçekler ortaya çıkacak göreceÄŸiz.
 Ã–zellikle de o yıllarda öldürülen komutanlar olayı giderek netleÅŸiyor.
 Ã‡Ã¼nkü aydın suikastlarında Kürt iÅŸadamlarına yönelik faili meçhul cinayetlerde kafaları karıştırmak kolaydı ama art arda gelen üst düzey komutanların öldürülmesini kimse izah edemedi, edemeyecek de...
 Alın Albay Kazım ÇillioÄŸlu'nun intihar yalanını... Neredeyse tüm devlet kadrosu o cinayetin intihar olduÄŸunu söyledi. Ama bugün iÅŸkenceden öldürüldüğü netleÅŸti. OÄŸlu Gökhan ÇillioÄŸlu'nun mücadelesiyle bu noktaya gelindi.
 Aslında tuÄŸgeneraller Temel Cingöz ve Bahtiyar Aydın da, albaylar Kazım ÇillioÄŸlu ve Rıdvan Özden de aynı karanlık gücün kurbanıydı. Ve öyle uzakta deÄŸil, bizzat TSK'nın içindeydiler.
 O dönem Jandarma İstihbarat Astsubayı olarak görev yapan ve cesur açıklamalarıyla dikkatleri çeken Hüseyin OÄŸuz, son yazdığı "Karanlık Güçler, Çeteler ve Faili Meçhuller" isimli kitabında bu süreci bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
 Türkiye o karanlık günlerle yüzleÅŸiyor. Dün Diyarbakır'da olacaktım ama rahatsızlığım nedeniyle gidemedim. Orada Albay Cemal Temizöz davasının 33'üncü duruÅŸması yapıldı. Ortak savunmaları ilginç:
 "Biz ne yaptıysak devlet adına yaptık. Biz burada niçin yargılanıyoruz. Devlete karşı suç iÅŸlemedik."
 Bu tabloya bakınca gidiÅŸat umut veriyor ama hâlâ kaygı yaratan geliÅŸmeler de var.

Kürt işadamları kaygılı
 Alın, İçiÅŸleri Komisyonu'nun hazırlayıp Meclis BaÅŸkanlığı'na sunduÄŸu "Terörün Finansmanının Önlenmesi Tasarısı"yla, İstanbul'da Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen toplantıda GüneydoÄŸu'ya iliÅŸkin alınan kararları...
 Henüz netleÅŸmiÅŸ deÄŸil ama bu geliÅŸme GüneydoÄŸulu iÅŸadamları tarafından kaygıyla karşılandı.
 Nasıl karşılanmasın ki... Elbette her devlet, terörün kaynaklarını kesmek için mücadele eder. Ama ortada "sergi açmaktan" suç üreten bir terörle mücadele yasası varken, bölgede zar zor iÅŸ alanları açan ve ayakta kalmaya çalışan "iÅŸ dünyasına" güven vermek mümkün mü?
 GüneydoÄŸu Sanayici ve İşadamları DerneÄŸi (GÜNSİAD) BaÅŸkanı Åžah İsmail BedirhanoÄŸlu, bu kararların kaygı yarattığını belirterek şöyle diyor:
"Bu konuda bizim görüşümüz alınmadı. Zaten zor koşullarda ayakta durmaya çalışıyoruz. Kırsal alanda yol, baraj ve madencilik yapanların örgütle yüz yüze gelmeme olasılığı çok düşük. Bu durumda kimin kimi, hangi gerekçeyle şikâyet edeceği hiç belli olmaz. Bölgede yatırım yapma arzusunu ciddi biçimde azaltacak bir durum."
 Türkiye ilginç bir ülke, bir yanda eski dosyalar açılıyor, bir yanda eski genelkurmay baÅŸkanları tutuklanıp yargı önüne çıkartılıyor ama aynı Türkiye'nin Uludere'sinde 34 kiÅŸi bombalarla katledilebiliyor.
 Ne yapılması gerektiÄŸi o kadar açık ki... Sorgulanabilir, hesap veren kurumlar ve evrensel standartlarda bir hukuk.

Bu yazı toplam 24 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiÅŸ...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.83901.8479
Euro2.31122.3223
Hava Durumu
Istanbul