Bir kazaydı, onu çok sevdiği mesleğini yapmaktan alı koyup hastahane odasına bağlayan. “İlk günden bu yana hala çok ağrılarım, sızılarım oluyor. Acı çekiyorum” diyen başarılı Jokey Yalçın Akağaç geçirdiği talihsiz kazanın ardından yaşadığı fiziksel acıları Yarış Dünyası okurlarıyla paylaşsa da aslında o aynı zamanda yaşam mücadelesini sadece mesleğini icra ederek kazanan usta bir jokeydi. Akağaç’ın en kısa sürede eski sağlığına kavuşup yarış sahalarında hak ettiği yeri almasını ve böyle talihsiz kazaların hayatında bir daha yer bulmamasını diliyoruz.
-
Kemal Akyer: Yarış Dünyası okurları ve ailesi olarak öncelikle geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. Talihsiz kaza ve akabinde Amerikan Hastahanesi’nde geçirdiğin tedavi süreci ile ilgili neler söylemek istersin?
-
Yalçın Akağaç: Şimdi ben 2007 senesinde burada ameliyat olduğum için Doktor Cüneyt Şar’ı tanımaktaydım. Düştüğümde de durumumun kötü olduğunu anladım ve ambulans görevlilerine beni Amerikan Hastahanesi’ne götürmelerini söyledim. Ondan sonra eşimi aradım ve doktorumuzu aramasını söyledim (2007 senesinden beri Cüneyt Bey’le görüşüyoruz. Belimde ağrı olduğu zaman doktorumuzu arayıp istişare yapmaktayız.) “-Attan düştüm, durumum kötü, ekibini kursun hemen geliyorum” dedim. Geldim hastahaneye Tomografi ve MR çekildi. Türkiye Jokey Kulübü ile yazışmalar oldu ve ardından beni ameliyata aldılar. Saat 22:00 gibi aldılar ameliyata, tabii biraz uzun sürdü.
-
Yüksel Erüç: İki kürek kemiği arasından ameliyat oldu. Omurganın olduğu yer.
-
Kemal Akyer: 6. Omurga kemiği zarar görmüş, kırılmış hatta kayma da olmuş. Kayma olduğu için iki kemik arasındaki omurilikler zedelenmiş. Sol kaburga kemiğinde kırık var. Ciğer de hafif yırtılma gibi bir ödem olmuş. Tabii o kırık ciddi olduğu için üçerli destek yapmışlar. Üstten üç platin, alttan üç platin, ortaya da kırılan kemiği almışlar.
-
Yalçın Akağaç’ın Eşi Aylin Hanım: Allah’ın izniyle iyileşecek. En çok yük üste bineceği için, o yüzden orayı güzel desteklememiz gerekiyordu, dedi doktor. Yoksa biz birer tane de koyardık, ama şu an ki durumu itibariyle en fazla yük üst tarafına binecek. 12 platin taktılar.
-
Yalçın Akağaç: Ameliyattan çıktıktan sonra yoğun bakımda bir gün kaldım, sonra odama çıktım. İlk 5-6 gün çok zor geçti. Ondan sonra yavaş yavaş kendime gelmeye başladım. Beni en çok ciğerim zorladı. Ciğerdeki ödemden dolayı balgamımı dışarı atamıyordum. Kaburgalarımdaki ağrı beni oldukça zorladı. Öksüremiyor, o balgamı atamıyordum. Aldığımız ilaçlar ve tedavi sonucunda son 3-4 gündür yoğun ilaç kullanmayı bıraktım.
-
Kemal Akyer: Kaza anını hatırlıyor musun?
-
Yalçın Akağaç: Kaza anını hatırlıyorum tabii.
-
Kemal Akyer: Çok kısa anlatır mısın?
-
Yalçın Akağaç: Benim önümde bir boşluk oluştu. Kaza olmadan bir yüz metre kadar önce, bariyer dibindeydim. O boşluğu doldurmak istedim, ben bariyer dibine doğru sokuldum. Benim atımın boynu SARUS’un yanına kadar geldi diyebilirim, O esnada bir anda o açı daraldı. Ve bir anda SARUS’u üzerimde gördüm. Öyle olunca da kaçacak bir yerim kalmadı. Tutacak payımda kalmadı. Bir anda açı daralınca atın da ayağı takıldı. Ve atla beraber düştük. Saniye saniye yarışı hatırlıyorum.
-
Kemal Akyer: Olayları hatırlıyorsun, bilincin de açık, eşini telefon ile aradın ve Amerikan Hastahanesi’ne geldin. Kaza sonrası bilincinin açık olması senin açından o an için sevindirici şeyler.
-
Yalçın Akağaç:Düştüm zaten hemen Sadettin Boyraz geldi yanıma. Neyimin olduğunu sordu. Durumum ciddi, iyi değilim dedim. Ondan sonra da daha önce anlattıklarım oldu.
-
Kemal Akyer: Bu kaza sırasında istemeyerek de olsa Ahmet Çelik ve Selim Kaya’nın da payı var. Ziyaretine de geldiler. Neler konuştunuz?
-
Yalçın Akağaç: Selim geldi, bir daha geleceğini söyledi. Sürekli telefonla da arıyor. Görüşüyoruz, ilgileniyor. Ahmet, bir kere geldi 5-6 kişiyle. Yanında iki antrenör arkadaş vardı. Yine sahadan 3-4 kişi vardı. Ama sonra bir daha aramadı, gelmedi de öyle kaldı.
-
Kemal Akyer: Buradan GATA’ya gideceksin ve uzun bir tedavi süreci olacak. Biz senin durumunu takip etmeye devam edeceğiz. Senin şu an vergi borcun ve ödemen gereken taksitler varmış, doğru mu?
-
Yalçın Akağaç: Doğru
-
Kemal Akyer: Ne kadar vergi borcun olduğunu bizimle paylaşır mısın ?
-
Yalçın Akağaç: 380 Bin TL’ydi. 35 Bin TL’yi ödedik. İki ay da bir 25.5 Bin TL ödüyordum.
-
Kemal Akyer: Basında bir yazı çıktı. Selim Kaya bu taksidin bir tanesini ödedi ve makbuzu size getirdi diye, doğru mudur?
-
Yalçın Akağaç: Evet doğru. Dostlarımız var, onlarla irtibat kurmuş. Bir taksiti ödemiş. Hatta borcun yarısını ödeyeceğim gibi bir kelimede kullanmış herhalde.
-
Kemal Akyer: Buraya Bakanlıktan Erdal Celal Sumaytaoğlu geldi, TJK Başkanı geldi, TYAYS Derneği Başkanı ve ikinci başkanı geldi. Bu borçla ilgili sen onlara bir şeyler söyledin mi? Ya da onlar böyle bir şeyi sana sordular mı?
-
Yalçın Akağaç: Yani biz söyledik, gündeme getirdik tabii vergi borcumuzu. Onlar kanundaki bir dondurma gibi olayın söz konusu olduğunu söylediler. Jokeylik şu an yapamadığım için, başka bir gelirim de olmadığı için, tekrar jokeylik yapana kadar, bu vergi borcumun dondurulabileceğini söylediler. Ama net olmamakla beraber konu öylece kaldı, diyebilirim.
-
Kemal Akyer: Kiminle konuştun bu olayı?
-
Yalçın Akağaç: Erdal Celal Sumaytaoğlu ile konuştum.
-
Kemal Akyer: Yarış camiasına bir şeyler söylemek ister misin ?
-
Yalçın Akağaç: Çok gelen, giden, ilgilenen oldu. Hala arıyorlar, soruyorlar. Bundan sonra böyle bir kazanın olmamasını temenni ediyorum. İlk günden bu yana hala çok ağrılarım, sızılarım oluyor. Acı çekiyorum. Yani bu kadar basit şekilde bu tip şeylerin olmamasını temenni ediyorum.
-
Kemal Akyer:Son olarak daha önce geçirdiğin kazayı anlatır mısın ?
-
Yalçın Akağaç: 2007’de de buna benzer bir kaza geçirdim. Orada düştüğümde de belimde şiddetli bir ağrı vardı. Orada bir kırık vardı.O kırık bunun yanında basit bir kırık tabii, kendi içinde çatlak gibi bir kırıktı. O yüzden çok büyük bir zarar vermedi bana. O basit kırıkla bile 4-5 ay sürmüştü sahalara geri dönmem.
-
Kemal Akyer: Senin 2 erkek çoçuğun var. Onların jokey olmasını ister misin ?
-
Yalçın Akağaç:Yok istemiyorum.
-
Kemal Akyer: Ben hemen hemen bir çok jokey ile röportaj yaptım, diyebilirim. Hiçbiri çocuğunun jokey olmasını istemiyor. Bu soruyu bir de sana sormak istedim ?
-
Yalçın Akağaç: Daha evvelde istemediğimi belirtmiştim. Belki Yalçıner çok ısrar ederse onu kıramayacağımı düşünüyordum. Ama artık bu saatten sonra o da istemeyecektir.
-
Kemal Akyer: Şu an hastahane odasındasın, daha sonra da GATA’ya gideceksin. Çocuklarını göremeyeceksin. Ne yapmayı düşünüyorsun?
-
Yalçın Akağaç: Dün geldiler. En son gideceğiz diye bir kere de ondan bir hafta önce gelmişlerdi. Ufak olduğu için Yalın pek de durmuyor burada, rahatsızlık da veriyor. Tabii şu an ki en büyük özlemim yürümek ve çocuklarımın yanında olup devamlı onları görmek.
-
Kemal Akyer:Şu an çocuklarına kim bakıyor ?
-
Yalçın Akağaç: Şu an ağabeyimdeler, yengem bakıyor. Onun da iki tane küçük çocuğu var. Onlarla iyi anlaşıyorlar. O yüzden oraya bırakma kararı aldık. Onlar da canı gönülden istediler. Ağabeyim de çok sever yeğenlerini o yüzden şu an oradalar ve tedavimiz bitene kadar orada kalacaklar.
-
Kemal Akyer: 13 Şubat Pazartesi günü Ankara GATA’ya gidiyorsun değil mi?
-
Yalçın Akağaç:Evet... Pazartesi günü gidiyoruz