24 Mayıs 2012 Perşembe 20:48
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Zaman Tünelinde Yolculuk
10 Şubat 2012 Cuma - 22:30:05
Zaman Tünelinde Yolculuk

Zaman Tünelinde Yolculuk

Yıllara meydan okuyan, yaşayan çınar At Sahibi ve Yetiştirici Abdullah Şahin, dikkat çeken açıklamalarıyla bu hafta Yarış Dünyası okurlarıyla buluştu. Yaklaşık 1 asır yetiştirdiği atlarla 1278 kez yarış kazanıp Türk atçılığına damga vuran konuğumuz başarıya uzanan yaşam öyküsünü anlatırken hiçbir yerde duyulmayan nostalji tadında ifadelere yer verdi. Şahin, tutkuyla gönül verdiği mesleğinde babasının yolunda emin adımlarla ilerleyip safkanlarının kırdığı rekorları, atçılığımızın dünü ve bugününü başarılı meslek öyküsüyle anlatırken bakın zaman tünelinde doyumsuz hangi ifadelere yer verdi.

  • Ahmet Tuğ: Sizi yıllardır sahalarda yakından tanırım. Aslında Türk atçılığında sizden daha eski bir atçı yok, diyebilirim. Yarış Dünyası okurları için kendinizi tanıtır mısınız?

  • Abdullah Şahin: 1932 yılında Elazığ’ın Yünlüce Köyü’nde doğdum. O yıllarda köyümüzde okul olmaması nedeniyle Mulla Köy Nahiyesi’nde ilkokulu tamamladım. Nakliye arabası olmayınca rahmetli babam Topo Şahin beni atların üzerinde okuluma götürmek suretiyle okulumu bitirmeme yardımcı olmuştu. Babam köyümüzde hayvan besiciliği yapıyordu. Ben de okul tatil olduğu zamanlarda babamın yanında çalışıyordum. O tarihlerde çiftliğimizde, atlarımız da vardı. Zaman zaman atlarımıza binek yapar, onların bakımını üstlenirdim. O yıllarda TJK henüz kurulmamıştı. Babam rahmetli Topo Şahin 1942 yılında Elazığ, Diyarbakır, Şanlı Urfa, Erzurum, Malatya, Sivas ve Samsun’da yapılan mahalli yarışlarda atlarımızı koştururdu. Nitekim atlarımızın büyük bir bölümü birinci olurdu. Atlarımızın kazanma sevincini hep birlikte yaşardık.

  • Ahmet Tuğ: 1278 kez yarış kazandınız. Bu başarı nasıl gelişti?

  • Abdullah Şahin: 1948 yılında TJK kuruldu. 1950 yılında ise resmi kurum oldu. 1952 yılında henüz Adana Hipodromu kurulmamıştı. Adana’nın Karşıyaka semtinde sanayi alanında yarışlar yapılmaya başlayınca biz de atlarımızı buraya getirip yarışlara iştirak etmeye başladık. TAHİR ve UÇAR isimli iki Arap safkanı ile kazandığımız yarışlarla Türk atçılığında rahmetli babam Topo Şahin olarak isim yapmaya başladı. UÇAR isimli safkan 6 kez yarış koştu ve hiç geçilmedi. İlerleyen yıllarda yarışlar şimdiki THY’nin olduğu yerde Emek Mahallesi’nde yapılmaya başlandı. Burada da yapılan yarışlarda atlarımız güzel yarışlar kazanmaya devam etti. O günkü mutluluğumu şu anda anlatmam mümkün değil. O günler, hatıralarımda. 1961 yılında Adana Yeşiloba Hipodromu kuruldu. Bizim atlarımız, 1962 yılında Adana Yeşiloba Hipodromu’nda yarışlara iştirak etmeye başladı. Aynı yıl ben köyümüze döndüm. Sahadan ayrılıp hayvan besiciliğine başladım. Bu işim 10 yıl sürdü. Rahmetli babam Topo Şahin’in sağlık durumu bozulunca atlarımızın yanına dönme mecburiyetinde kaldım. Babam artık yaşlandığı için 1975 yılında atlarımızın başına ben geçtim. O yıllarda TJK’nın durumu maddi açıdan iyi olmadığı için belli atçılarımızın ahır yapmasına izin veriyordu. 7 tane ahırı biz yaptırdık. Tüm masrafları kendimiz karşıladık. Veliefendi Hipodromu içerisinde yaptığımız bu ahırlar 1979 yılında Başbakan Ecevit döneminde elimizden alındı. TJK, Tarım Bakanlığı’na bağlandı ve kurumsallaştı. Ailece buna bizler de çok sevindik. Atlara olan tutkumuz daha da arttı. Yarışlara mutlak suretle katılmaya başladık. Rahmetli babam, 1963 yılında Sultansuyu Harası’nda yetişen taylardan 7 tane almıştı. Bu safkanların başarısı babamı ve benim atlara olan tutkumu öyle arttırmıştı ki sabahları saat 04.00’de sahada olmamız yetiyor, artıyordu. I ŞAHİN’i Adana’da 8 kez koştuk ve kupalar kazandık. Yaz yarış sezonunda İstanbul’da 1600 metre çim pistte o tarihte 1.45.00 derece yaparak Türkiye rekoru kırdık. 1966 yılında rahmetli babam, ZÜBEYDE ve GÜVEN isimli safkanları aldı. O tarihlerde bugünki imkanlar olmadığı için yapılan satışlarda ZÜBEYDE isimli safkanı gebe olarak almışız. Bu safkanı aldığımızda 6 yaşındaydı. 8 yaşında yarış yaşamı biteceği için mecburen bu safkanı gebe olarak koşturduk. 20 kez yarış koştu ve 20 kez kazandı. Daha sonra doğum yaptı. Doğumdan 3 ay sonra Ankara yarışlarına götürdük. 4 kez yarış koştu ve 4 yarışını da kazandı. Toplam 24 kez yarış kazandı. Bunların içerisinde 7’si kupalı yarışlardı. Bu safkanı daha sonra kış yarış sezonunda Adana’ya götürdük. 6 yarış koştu ve yine geçilmedi. Adana Vali Kupası son yarışıydı ve o yarışında ZARAHAN isimli safkana burun farkıyla geçildi. Bu safkan şampiyon bir safkandı. O yılların usta Jokeyi Dede Mutlu ile geçilmesi bizleri çok üzmüştü. 1971 yılında ahırın başında bulunan biri olarak ihaleden YEŞİLTEPE isimli safkanı aldım. O yıllarda yarım kan safkanlar piyasada fazla vardı. Bu safkanın her yarışında yarım kan safkanlar olurdu ve safkan bu tip safkanların arkasında olurdu. Yarışı 2. tamamlardı. Şimdi saha temizlendi. Hatay Koşusu’nda dahi 2. olabildik. Bu safkanı devlet kanalıyla Irak’a aygır olarak sattık. ZÜBEYDE isimli safkanımızın yarış yaşamı bitince 1976 yılında Sultansuyu Harası’na bakım için bıraktık. SAFFET isimli aygırla aşım sezonunda DERYAKIZI isimli bir tayımız oldu. Bu taydan sonra ZÜBEYDE’nin tekrar taylarını almak için Sultansuyu Harası’na gönderdik. YÜNLÜCELİ, NAZİFE, CELABUS ŞAHİN, KANATLI isimli dört şampiyon tay daha aldık. Bu anneden bu safkanlarla da 123 kez yarış kazandık. CELABUS ŞAHİN 1400 metre çim pistte 1.30.00 yaparak Türkiye rekoru kırdı. 1982 yılında KARTAL I isimli İngiliz safkanı aldım. 36 kez yarış kazandı. Bu yarışlardan 27’si kupalı yarışlardandı. 1983 yılında 3 Arap tayı aldım. Bunların içerisinde SİPERSİYAL’ı 13.500 TL ile satın aldım. Yılın en pahalı tayıydı. Bu safkanla çok yarışlar kazandım. O zamanın yeni atçısı M.Hanifi Şahin’e sattım. Kendisinde de 19 kez yarış kazandı. KARTAL I’in kardeşi ŞAHİN I’i aldım. Bu safkanla 15 kez yarış kazandım. İstanbul’da 5 kez yarış kazandım. izmir’de 63 kilo ile güzel bir yarış kazandım. Bu safkanı da M.Hanifi Şahin’e sattım. Yine kendisinde de çok yarış kazandı. Daha sonra kendi haramı kurdum. Elazığ’da KARTAL’ın yavrularını aldım. Sayısız yarışlar kazandım. Bu safkanın yavrusu NURŞİVAL 1990 yılının şampiyon, hiç geçilmeyen ALBATUR’u iki kez geçerek en fazla yarış kazanan tay oldu. 1994 yılında babam Topo Şahin vefat etti. Ahırın tüm yükü bana kaldı. O gün bugün 1278 kez yarış kazandık. Bizim ahırda 63 yarış geçilmeyen HAFİYE vardı. Onunla Hatay Koşusu’nu kazandık.

  • Ahmet Tuğ: Türk atçılığının canlı bir tarihisiniz. Atçılığımızın dünü ile bugünü karşılaştırırsanız neler söylemek istersiniz?

  • Abdullah Şahin: Eskiden ilkel yollarla atçılık yapılıyordu. Bugün ise modern, sistemli bir çalışma ortamı var. Herkes birbirine yardım ederdi. Bugün yardımlaşmadan eser yok. Herkes birbirinin kuyusunu kazıyor. Sahada bilgili at sahipleri vardı. Ancak şimdi o atçılar maalesef yok. Tek tesellimiz at hastahaneleri güzel donatılmış, bilgili veterinerlerimiz mevcut. 24 saat atlarımıza değer veriyorlar. Bizlere yardımcı oluyorlar. Safkan İngiliz At Sahipleri ve Arap Atları Dernekleri var. Ehli kişilerden seçiliyorlar ve büyük çabaları var. Eskiden böyle bir şansımız yoktu. Bu çok önemli.

  • Ahmet Tuğ: Atlarla olan yaşamınızı ne kadar yazsak bitmez. Buna rağmen bize anlatacağınız anılar neler?

  • Abdullah Şahin: Yaşım itibariyle anlatacağım anılarım bitmez. Aldığımız kupaların ve yarışların sayılarını hatırlayamaz oldum. Benim unutamayacağım en anlamlı yarış rahmetli babamın saglığında aldığı son kupalı yarıştı. 5 Ocak tarihinde Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşu. Bu anlamlı günde düzenlenen kupalı yarış, diyebilirim. O zamanın Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’tı. Kupa töreni sonunda Başkan, babamı öpmek istediğinde rahmetli babam Başkan’a yönelip: “- Erkek erkeği öpmez” dedi. Bu durum Başkan’ın çok hoşuna gitti. O gün bugün Durak, kendisiyle öpüşüp tebrik etmeyi kaldırdı. Hatta çektirdiği fotografı bilboardlara astırdı. Benim için önemli bir anıdır.

  • Ahmet Tuğ: İstanbul ve İzmir’den sonra Adana’da Nisan ayında gece yarışlarına merhaba diyor. Bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?

  • Abdullah Şahin: Yapılan hizmetleri alkışlamak gerekir. TJK, son yıllarda yaptığı hizmetlerle Avrupa düzeyine yaklaşıyor. Bunda tabii Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı M.Mehdi Eker’in büyük katkısı var. Aynı zamanda TJK Asli Üyesi - TYAYSD Başkanı İnci Özdemir’in buralarda olması büyük şans. Temennim bizim yörelerimize dönüp bir bakıp şans tanısınlar. Geçtiğimiz yıl 8.500 TL’ye yarış koşuyorduk. Elazığ, Şanlı Urfa, Diyarbakır yarışlarının ikramiyeleri bu yıl biraz arttırılmış görünüyor. Bence bu artış oldukça az. Çünkü buraya getirilen atlar çok sorunlu. Bunlara daha fazla masraf yapılıyor. Bu atlarla ilgilenen seyis, antrenör, at sahipleri zor şartlarda yaşıyorlar. Haftada bir yarış olunca durum pek iç açıcı olmuyor. Umarım Elazığ yarışları için hipodromumuza çim pist yapılır.

  • Ahmet Tuğ: Çok eski bir at sahibi olarak sahalarımızdaki sabah sohbetlerinden, dostluklardan bahseder misiniz?

  • Abdullah Şahin: Hayatımızda ne tat ne tuz kaldı. O eski günlerdeki sabah sohbetlerinden ise hiç eser kalmadı. Hangi masada çay içsek, diye sabahları şaşkınlık yaşardık. Rahmetli Bilge Güven, TJK eski Başkanı Basri Karabucak, Hasan Adalı, Galip Ekenler, Ali Atlı, Nevzat Zaimoğlu, Nazım Mutlu, Cemal Kura, Halim Celaloğlu, Hüseyin Özsakallı, Fehmi Kozbağ, Tünkut Aksungur, Ömer Caf, Niyazi Atamer, Nuri Dürüst, Avram Barokas, İsmail Dinçer, Fethi Atan, Mehmet Karamehmetler ile yıllarca sabahları doyumsuz sohbetler yapardık. Şimdi ise sabahları sohbet edecek bu insanlardan ancak bir elin parmağı kadar kaldı.

  • Ahmet Tuğ: Gerçekleştirdiğimiz röportaj için teşekkür ederiz. Son olarak neler söylemek istersiniz.

  • Abdullah Şahin: Herkese sağlık diler, Yarış Dünyası Ailesi’ne teşekkür eder, başarılar dilerim.

Bu haber toplam 36 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu habere henüz yorum eklenmemiş...
            Son Haberler    At Yarışı Bölümüne eklenen son 10 adet haber.
            Diğer Haberler    At Yarışı Bolümüne eklenen son 31 adet haber.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.83901.8479
Euro2.31122.3223
Hava Durumu
Istanbul